2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

2

Mesaj tarafından HarryPotter Bir Cuma Kas. 30, 2007 9:21 am

8.Bölüm:Tül'ün Ardı


--Soğuk..soğuk!dedi Harry.Bir süre sonra üstünde bir battaniye yoktan var oldu.Birkaç dakikanın ardından gözlerini araladı Harry.Bembeyaz bir zeminin üzerinde yatıyordu.Etraf karanlıktı.Peki..peki o yanında biraz ötesinde diz çökmüş kişi kimdi?Gözlerini ovuşturdu Harr.Bir eliyle asasını kavradı ve karanlık yüze doğrultarak:
--Lumos!diye fısıldadı.Sirius!!Sen sen yaşıyorsun!!
--Senin sayende Harry!Senin sayende!!
Harry yattığı yerden doğruldu,ayağa kalktı ve beyaz taş basamaktan aşağıya indi.Koştu ve Sirius'a sarıldı.
--İyi misin Harry?Tül seni çok yıprattı.Bir saat öncesine kadar sayıklayıp durdun.
--Nerdeyiz Sirius?
--Burası Ölüm Odası Harry.
--NE?!Ölüm Odası mı??Sirius geçen sefer buradan nasıl kurtuldun bana ne zaman anlatıcaksın?!
--Gel öyleyse!dedi Sirius. Az önce Harry'nin yattığı beyaz taşa doğru yürüdü.Taş basamağa çıktı ve oturdu.Az sonra Harry de yanına geldi.Kısa bir sessizlikten sonra ilk konuşan Sirius'du.
--Harry!Oğlum!!Hazırlıklı olmalıyız!Ölümün ordusuyla savaşmamız lazım.
--Ölümün ordusu mu??
--Evet,eski bir büyü sadece ama çok güçlü bir büyü!Tül yapıldığı zaman amacı kötü büyücülerin idamıydı.
--İdam mı?!
--Evet,idam.Kötü büyücüler asasız bir şekilde ölüm odasına atılırdı.Ölümün ordusu da asasız ve savunmasız bir şekilde ölüm odası denen bu yere atılan büyücüyü öldürüyordu.
--Peki kaç kişiler?diye sordu Harry merakla.
--Sanırım 30-40 kişi varlar!diye cevapladı Sirius.
--Ama Sirius!Sen geçen sefer tüle düştüğünde onları öldürmedin mi??
--Dedim ya Harry!!Bu bir büyü.Onlar sürekli kendilerini yeniliyorlar.
Sirius konuşurken Harry bir yandan onu dinliyor bir yandan da etrafı inceliyordu.Her yer uçsuz bucaksız görünüyordu.Aydınlık olan tek yer oturdukları bembeyaz mermer basamaktı.Harry etrafı incelerken öyle dalmıştı ki Sirius'un sesiyle irkildi.
--Harry!Hadi kalk şimdi savaşmalıyız.Yoksa burdan asla çıkamayız.
--Ama....ama onlar daha gelmedi ki!
--Onlar bize gelmiycek zaten biz onlara gidicez.
--...!?!
--Bak Harry!Onların asıl amacı mahkumu yalnız bırakıpaçlıktan ölmesini sağlamak.Böylece avlarını daha kolay ele geçirmiş oluyorlar.Ama eğer mahkum onları bulursa da savaşmaktan hiç çekinmiyorlar.Anladın mı?
--Yani..yani onlar insan etiyle mi besleniyorlar demek istiyorsun!!?
--Aynen öyle!Hadi gidelim!Asanı hazır tut.Burası aynı zamanda ölüler diyarı olarak da bilinir.Burda ölen büyücülerin ruhları daima burda kalır!Bize saldırabilirler!
--Peki!dedi Harry.
Yürümeye başladılar.Baya bi ilerledikten sonra karşılarına bir kapı çıktı.Harry şaşkın bakışlarla kapıyı incelerken Sirius onun düşündüklerini anlamış gibi:
--Bu tuzak odası.Herkes için değişik tuzakları vardır.Bana 3 tane dev çıkmıtı.İnan ki herbiri bizim dünyamızdaki bir devin üç katı büyüklüğündeydi.Hadi neyse girmeliyiz. dedi ve eli kapı tokmağına uzandı.Tokmağı çevirdi,kapı ardına kadar açıldı.Oda çok karanlıktı ve pis kokuyordu.Daha onlar içeri adım atar atmaz her bir duvarda onlarca meşale yandı.Oda yılanlar ile doluydu ve odayı geçmeleri mümkün değilmiş gibi duruyordu.Yılanlar onları görünce hareketlendiler.Yılanlardan en büyüğü hızla onlara doğru süründü ve Sirius'u sardı.Sirius zorlukla konuşarak:
--Kaç Harry!Kaç da kurtul!!
--Asla!dedi Harry.Tam ne yapacağını düşünürken çataldili aklına geldi ve birşeyler mırıldanmaya başladı.Yılan yavaş yavaş gevşedi ve Sirius'u serbest bıraktı.
--N'oluyor?Nasıl yap...
--Hadi Sirius koş!Sonra söylerim!
Hızla koşmaya başladılar.Harry bir yandan koşuyor bitr yandan da çataldili ile birşeyler mırıldanıyordu.Sirius ise ardı ardına sersemlet diye bağırıyor yılanları birer birer bayıltmaya çalışıyordu.Sonunda kapıya ulaştılar ve hızla kendilerini dışarıya attılar.Burası bir ormandı.Sonu görünmeyen bir orman...
--Hadi dedi Sirius ve koşmaya devam ettiler.
Etraf sık ağaçlarla doluydu ve yürümekte zorlanıyorlardı.Sonunda ağaçların arasında aşağı yukarı 200 m2 lik bir boş alan buldular.Ayakları altında çatırdayan dalların sesleri eşliğinde yürümeye devam ettiler.Ta ki uzaktan gelen sesleri işitene kadar.......
--Hazır mısın Harry?dedi fısıldıyarak Sirius.
--Evet!diye cevapladı Harry.
--Bak Harry!Onların büyü güçleri yok!Fakat insanları kötü anlarını yada korktuğu şeyleri gösterme gibi bi özellikleri var.Dikkat etmelisin....
--Tama Sirius!Kendine dikkat et!
--Tamam o zaman başlıyoruz!dedi Sirius ve asasını muhtemelen gökyüzü olması gerken yere doğrultarak bir büyü mırıldandı.Asasından fışkıran yeşil ışıklar karanlık geceyi aydınlattı.Işıklar gökyüzünde parlayınca ormandan gelen sesler daha da yükseldi.Sesler yavaş yavaş yaklaşıyordu.Sonunda ormanın kıyısında 20-30 tane yaratık çıktı.Bu yaratıkların kolları olması gereken yerde dev gibi kanatları,gri pullu bir vücutları vardı.Fakat kafaları insan kafasıydı.Yaratıklar kocaman mavi gözlerini Harryninkilere çevirdiler.Harry hiç birşey yapamıyordu.Sirius ise ardı ardına sersemletme büyüleri ve öldüren lanet yolluyordu.Bir an gözleri karardı Harry'nin ve muhtemelen bunların bir rüya olduğunu düşündü.Evindeydi işte!Yatağından kaltı ve merdivenleri hızla inmeye başladı ayağı bir şeye takıldı ve yere kapaklandı.Fakat yumuşak bir şeyin üstüne düşmüştü.Neyin üstüne düştüğüne bakmak için kafasını kaldırdığı sırada üstüne düştüğü şeyin yerde cansız yatan karısı olduğunun farkına vardı.Daha yaşadığı şokun etkisini üstünden atamadan takıldığı şeyinde bir ceset olmasından korkarak kafasını ayaklarına doğru çevirdi.Korktuğu şey başına gelmişti.Takıldığı şey oğlunun yerde yatan derisi soyulmuş cesediydi.Ginny'e doğru kafasını bir daha çevirdi.Eşinin kucağında işkence edilerek öldürülmüş olan kızı duruyordu.Etrafa iyice baktı.Sirius,Lupin,Ron,Hermione ve kızı Lily,bütün weasleyler herkes ölmüştü!Hemde büyük acı çekerek öldükleri cansız vücutlarının aldığı şekilden belliydi.
--HAYIIIIIIRRRR!Hayırr olamazz!Onları geri ver Voldemort!Beni al Tom beni!!aklına ilk gelen cümleleri haykırdı Harry hemde yüzlerce kez! Sonra sanki çok uzaklardan gelen bir ses duydu!
--Harry kendine gel ölüceksin!KENDİNE GEL!'!
Gözlerini araladı Harry.Yine ormandaydı işte!Bütün yaratıklar başına üşüşmüştü.İki tanesi haricinde.Onlar da Sirius'un boğazını sıkıyordu.Artık direnecek gücü kalmadığı her halinden belli olan Sirius'un suratı nefessizlikten mosmor olmuştu.
--YETEEEERRR!!diye bağırdı Harry.ONA - ZARAR - VERMEYECEKSİNİZ!!!
Ayağa kalktı.Göğsündeki dövmesi cayır cayır yanıyordu.Yine oluyordu işte!Harry'nin elleri sahibine itaat etmeyerek havaya kalktı.Avuç içlerinden muazzam büyüklükte yeşil ışıklar fışkırdı.Yeşil ışıklarsüzülerek ormana doğru kaçmakta olan yaratıklara çarptı.Çarpmanın etkisiyle yaratıklar cayır cayır yanarak can verdi.Harry koşarak yerde hareketsiz yatan Sirius'un yanına gitti.Yaşıyormu diye kontrol edecekti fakat cesaret edemiyordu.Durumu anlamışcasına gözlerini araladı Sirius!Tekrar nefes alabilmenin de etkisiyle yüzüne kan gelmişti.İyice rahatlayınca yattığı yerden doğruldu ve ayağa kalktı.
--Bi an ölüceksin diye çok korktum oğlum!Ben sensiz n'apardım.
Harry vaftiz babasına tüm gücüyle sarıldı.Gözünden iki koca damla yaş soğuk zemine sert bir şekilde düştü.
--Sirius!Çok korktum!Seni öyle görünce çok korktum!
Artık Sirius'da ağlıyordu.Sessizliği her zamanki gibi yine Sirius bozdu.
--Ne gördün Harry!Yaratıklar sana ne gösterdi?dedi güçlükle.
--Evdeydim.Ölüm odasında yaşadıklarımız bir rüyaydı.Aşağıya indim.Bir şeye takıldım ve yumuşak birşeyin üstüne düştüm.Üstüne düştüğüm şey Ginny'di.Yerde cansız yatan Ginny!Kucağında kızım vardı.Sonra takıldığım şeye baktım.Albus'du o.Suratı paramparçaydı.Hepiniz...Hepiniz ölmüştünüz.İşkence çekerek!Bir ben yaşıyordum.Sadece ben !dedi Harry ağlayarak.Fakat Sirius!Anlamıyorum.Ben niye yaşıyordum?Niye kendi ölümümü görmedim?
--Sen ölümden korkmuyorsun HArry.Sevdiklerinin ölümünden korkuyorsun!Tıpkı ben tüle düşünce arkamdan atladığın gerçeği gibi.Ölümü göze aldın Harry!Benim için!Üstelik ben senin akraban bile değilim!Dedi hıçkırark Sirius!
--Öyle deme Sirius!Sen benim babamsın!Tabi ki atlarım.Ne demek bu?Nasıl akrabam bile değilsin?Babamsın Sirius babam!Bunun ötesi varmı?dedi Harry daha şiddetli ağlayarak.Sirius Harry'i kendine çekti.Öylece sarıldı oğluna!Sonra:
Hadi oğlum!Çıkalım burdan!Herkes bizi merak etmiştir.dedi Sirius.
--Bi dakika Sirius!Sen tül ve ölüm odası hakkında bu kadar çok şeyi nereden biliyorsun?
--Dedem de tüle düşmüştü.dedi Sirius.
Koşarak ormanın sonuna geldiler.Ormanın sonunda şeffaf renk bir bölge vardı.Fakat yırtılmıştı.Bu Tüldü!Harry Tülü yok etmeyi başarmıştı!!!

_________________
avatar
HarryPotter
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 649
Yaş : 23
Kayıt tarihi : 04/09/07

Özelliklerim
Ruh Halim: Süper Süper
Forum Katılım %si:
1000/1000  (1000/1000)

Kullanıcı profilini gör http://hptr.realbb.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 2

Mesaj tarafından HarryPotter Bir Cuma Kas. 30, 2007 9:22 am

9.Bölüm: Mektup
--Hayıır!Babam ölmüş olamaz!Kurtarın onu ,geri getirin lütfeen!
--Albus!Sakin ol oğlum!Lüfen yapma böyle!dedi ağlamasını bastırmaya çalışarak Ginny.
--Anne!Ne sakin olmasından bahsediyorsun!Babam!Ba-Babam ÖLDÜ!!
Albus koşaradım merdivenleri çıktı,odasına gidip kapıyı çarparak kapattı.O sırada yan odadan içeri giren Lily duvara tutunarak en yakındaki koltuğa doğru yürümeye çalışıyordu ki Albus'un sözlerini duyunca iki adım bile ilerleyemeden olduğu yerde yere yıkıldı.
--Harry ölemezsin!Beni yanlız bırakma!oğlum!Yavrumm ölemezsin!
Lily'nin,acılı bi annenin bu çaresiz çığlıkları odada bulunan bütün herkezin zaten buruk olan yüreklerini paramparça etti.
Elien yukarıda kendini odasına kapatmııştı.Geçen gece olanları düşünüyordu.Geç bulup erken kaybettiği babasına,çok yakın bir dostunun ölümüne ağlıyordu sessizce...Ginny ise boş bakışlarını duvarın tertemiz bir köşesine sabitlemiş,dizlerini karnına çekmiş bir durumda oturuyordu.Elinde Harry'nin kıyafetlerini tutmuş öylece yüreğine bastırmıştı.Hermione saatler önce sinir krizi geçirmişti ve şimdi odasında uyuyordu.Huzur içinde,hiç bir şey olmamış gibi...Ron ise bu güne kadar hiç olmadığı kadar şiddetli bir şekilde ağlıyordu,sessiz sessiz..James acısı bastırmak için !Ölen evladının küçük bir kopyası olan Albus'un yanına çıkmaya karar verdi.Güçlükle merdivenleri çıktı ve odanın kapısını açtı.Oda boştu,hiç olmadığı kadar boş...Yatağın üstünde bir zarf vardı!Üstünde anneme yazıyordu.James mektubu açtı ve bir çırpıda okudu.Ginny hala hiç kıpırdamadan öylece duruyordu.Sonra yukarıdan büyük bir gürültü geldi.Herkez yukarıya akın etti.Ses Albus'un odasından gelmişti.Ginny kapının kolunu tuttu ve çevirdi.Kapı ardına açıldığında ise küçük bir şok çığlığı duyuldu.James yerde boyluboyunca yatıyordu.Elinde bir mektup vardı.Ginny mektubu aldı ve okumaya başladı.
--Sevgili Anneciğim,
Babamın ölümüne dayanamadım!Gidiyorum buradan!Babamın katilini bulmaya,Voldemort denen o alçak herifi bulmaya gidiyorum.İsterse benide öldürsün hiç umrumda değil.Arkamdan ağlama anne!Kathie'ye de iyi bak.Seni seviyorum!
Oğlun Albus!

Acı bir çığlık duyuldu,bir kadın çığlığı...
--HAYIIIR!OĞLUM,ALBUS'UM!!
O sırada kapı çaldı ve herkez aşağıya koştu.Gelenin Albus olması umuduyla Ginny en önden koşuyordu.Sıkıca tokmağı kavradı ve hışımla kpıyı açtı.
--Ha..Ha-Haarry aman Tanrım! yaşıyorsun!!
--Ah Ginny'm!İyi misin?Oğlum nerede?Onu çok özledim!
--O..o ! diyebildi sadece Ginny!
--GİNNY!BABA Albus! ona birşey mi oldu yoksa?
--O...o kaçtı oğlum!Biz-biz seni öldü sandık!Voldemort'u bulmaya gitti!dedi güçlükle James!
--NEE!Sirius çabuk..çabuk onu bulmalıyız.Tom ona zarar verebilir!Sadece bunları diyebildi Harry yüreği paramparça olmuştu.Gözlerinden yaşlar boşalıyor ama sesi soluğu duyulmuyordu.Üstelik yara izi hiç olmadığı kadar yanıyor ve kanıyordu.Koştu ve kapıdan çıktı.Sirius ,Ron , Lupin ve James'de ardından! Ardı ardına beş şak sesi duyuldu.


--Vay vay vayyy! John! Görüyor musun?Küçük Potter kendi ayağıyla bize gelmiş!!
--Babamın öcünü alıcam seni pis yılan!!
--Al işte John!Potter'ın çocuk yetiştirmesi de bu kadarmış!
--Sersemlet dedi Albus,ama Voldemort ondan önce Expelliarmus yaparak onu asasız bıraktı.

_________________
avatar
HarryPotter
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 649
Yaş : 23
Kayıt tarihi : 04/09/07

Özelliklerim
Ruh Halim: Süper Süper
Forum Katılım %si:
1000/1000  (1000/1000)

Kullanıcı profilini gör http://hptr.realbb.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz