3.Bölüm:

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

3.Bölüm:

Mesaj tarafından HarryPotter Bir Ptsi Ara. 10, 2007 9:56 am

3.Bölüm:

St.Mungo’da her zamankinden büyük bir telaş ve panik havası hakimdi. Harry koridorda bir grup Seherbaz’la birlikte beklerken, Lupin iki Şifacı’yla birlikte odaların birinden çıktı. Bir süre konuştular. Sonra Lupin Harry’ye doğru ilerledi. Harry kötü bir haberden korkarak bekledi. Ancak Lupin gülümseyerek:
“Her şey yolunda Harry,”dedi. “Ron ve Hermione iyiler. Hatta Ron az sonra ayağa kalkar. Ginny sadece sersemlemiş, şimdi annesinin yanında. Molly bir lanete hedef olmuş, ama halledilmeyecek bir şey değil. George’da iyi. Yalnız Tonks kötü yanmış, şimdi yanıklarla ilgileniyorlar.”
Harry tam ikna olmamıştı:
“Peki Mr.Weasley?” Lupin:
“Arthur biraz daha kötü yaralanmış tabii. Bir kaç kaburgası kırılmış. Şifacılar bir iki gün yatar diyorlar, ama kalıcı bir hasar yok.” Harry durdu:
“Ya Fred?” Lupin kaşlarını çattı:
“İşte ondan pek emin değilim Harry, görünüşte Fred’in bir şeyi yok. Ancak ayıltamadılar. Sadece baygın görünüyor. Biraz sabredelim bence.” Harry derin derin nefes alarak duvara yaslandı. Lupin ona bakarak:
“Senin yaralarınla da ilgilenilmesi gerek.”dedi. Gözleri yarı yanmış pantolonunda, şakağından akan kanda ve sıyrıklarla berelenmiş yüzünde gezindi. Harry:
“Gerek yok.”dedi sadece. Sonra sert konuştuğunu farkedip:
“Siz de iyi görünmüyorsunuz.”dedi. Lupin gülümsedi. Onun yüzü de sıyrıklarla doluydu. Cüppesi de parçalanmıştı. Açılan bir kapı sesi, o tarafa dönmelerine sebep oldu. Bill odaların birinden çıkıyordu. Harry yutkundu. Bill’le konuşmaya henüz hazır değildi. Bill ilerleyip yanlarına geldi:
“Babam daha iyi,”dedi. “Kendine geldi. Şimdi kırıklarla ilgileniyorlar. İçeri girebilirsiniz.”
Lupin hareket etti, ancak Harry yerinden kımıldamadı. Lupin ona baktı:
“Gelmiyor musun?” Başını iki yana salladı Harry ve önüne baktı. Bill şaşkınca Harry’ye baktı, sonra da Lupin’e. Sonra birden durumu kavradı:
“Harry,”dedi. “Kendini mi suçluyorsun yoksa? Bütün bunlar senin suçun değil.” Bill’in sesi kızgındı. Harry başını kaldırıp ona baktı:
“Ama ben orada olmasaydım-”
“Saçmalama,”dedi Bill. “Biz Yoldaşlık’tayız. Yani Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen bunu bilmiyor mu sanıyorsun? Eninde sonunda saldıracaktı. Herkes iyi. Önemli olan da bu. Hadi şimdi içeri gir.”

Tartışılmayacak bir ses tonuyla konuşmuştu. Harry onlarla birlikte içeri girdi. Mr.Weasley yatakta yatıyordu. Her yanı sargılar içindeydi. Ancak uyanıktı. Onları görünce gülümsedi. Yan yatakta Molly Weasley yatıyordu. Bir şifacı başucunda ona bir iksir içiriyordu. Ginny yanında oturuyordu. Mrs.Weasley’i böyle görmeye alışık olmayan Harry daha da kederlendi.

Sonra Ron,Hermione ve George’u ziyaret ettiler. Sadece George biraz sıkkın görünüyordu. Onu ciddi görmeye alışmamış Harry içinden Fred’in iyileşmesini dileyip durdu.

Tonks her tarafı portakal rengi,kalın bir macunla kaplı bir halde yatıyordu. Onları görünce:
“Bak Remus, turuncu benim rengim değil.”dedi hışımla. Lupin güldü:
“Seni açmış Tonks.”dedi.
“Ne demezsin,”dedi Tonks somurtarak.

Fred’i ziyaret etmelerine izin yoktu. Beklemek zorundaydılar. Harry yine koridoru tercih etti. Ron’un bozulacağını biliyordu, fakat konuşmaktan kaçınıyordu. Lupin ve Bill düşünceli bir şekilde onu süzerek yanında kaldılar. Aradan bir saat daha geçti.

İlerden ayak sesleri duyuldu. Koridordan onlara doğru koşarak gelen Charlie Weasley’di. Yüzünde büyük bir korkuyla:
“Bill!”dedi ona sarılarak, onun hayatta olmasından azıcık rahatlamış görünüyordu, ancak, “Karanlık İşaret-hangisi-kim?” diye fısıldayabildi sadece. Duyacaklarından korkuyordu. Bill:
“Sakin ol Charlie,”dedi “Herkes iyi merak etme, kimse ölmedi.” Charlie:
“Öl-ölmedi mi?” diye kekeledi. Bill onu kolundan tutup,“Gel!”dedi.
Kapıyı açtı ve içeri girdiler. Harry Lupin’e baktı. Lupin:
“Dumbledore Charlie’ye haber verdi.”diye açıkladı. “Başkalarından duymadan önce.”

Harry sonraki iki saat boyunca koridoru arşınlayıp durdu. Öylesine dalmıştı ki, ancak birisi kolundan tutup:
“Harry sana söylüyorum,duymuyor musun?”dediğinde durabildi. Gelen Profesör Dumbledore’du.
“Afedersiniz Profesör.”dedi Harry, “Dalmışım.”
“Belli oluyor,”dedi Profesör Dumbledore. “Nasılsın?”
“İyiyim,”dedi Harry. Dumbledore:
“Seni götürmeye geldim Harry, hazırsan gidelim.” dedi.
“Nereye gidiyoruz?”diye sordu Harry.
“Tabii ki senin evine.”dedi Dumbledore.
“Nereye?”dedi Harry hayretle.
“Harry Sirius’un herşeyini sana bıraktığını tahmin edersin sanırım.”
Harry bir an konuşamadı. Dumbledore devam etti.
“Grimmauld Meydanı’ndaki ev artık senin. Bütün parası da senin hesabına eklendi.”
İşte üzülecek bir şey daha çıkmıştı. “Sirius,”diye düşündü. “Asıl senin hayatta olman için ben herşeyimi verirdim.”

Dumbledore her zamanki gibi ne düşündüğünü anlamış gibiydi, hafif bir üzüntüyle ona baktı, sonra içini çekti.
“Sirius senin mutsuz olmanı istemezdi Harry.” Harry cevap vermedi.
“Nasıl gideceğiz?” demeyi tercih etti.
“Cisimlenerek,”dedi Dumbledore. “Ben sana yardım edeceğim.”

Bir süre sonra Grimmauld Meydanı’ndaki evin önündeydiler. Dumbledore’un koluna tutunarak yaptığı yolculuk pek hoşuna gitmemişti Harry’nin. Evi görünce yutkundu. Sonra anılara boşverip on iki numaraya yöneldi. İçerisi son gördüğünden bu yana fazla değişmemişti. Birlikte yaptıkları temizlik evin üzerine sinmiş karanlığı yok edememişti. Bunun için bol miktarda sihir gerektiğini düşündü Harry. Dumbledore Harry’ye evde kalmasını, sonra konuşacaklarını söylerken Lupin içeri girdi.

_________________
avatar
HarryPotter
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 649
Yaş : 22
Kayıt tarihi : 04/09/07

Özelliklerim
Ruh Halim: Süper Süper
Forum Katılım %si:
1000/1000  (1000/1000)

Kullanıcı profilini gör http://hptr.realbb.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz