6.Bölüm

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

6.Bölüm

Mesaj tarafından HarryPotter Bir Ptsi Ara. 10, 2007 10:01 am

Harry derin bir nefes aldı. Umduğundan iyiydi. McGonagall hafif bir gülümsemeyle:
“Biçim Değiştirme notundan çok memnun kaldım Potter, aferin.”dedi. Harry’de gülümsedi. McGonagall’da diğerlerine katıldı. Harry Ron’a baktı. Onun notları da fena değildi. Ama sadece üç tane Olağanüstü notu vardı. Sihirli Yaratıkların Bakımı, Tılsım ve tabii ki Karanlık Sanatlara Karşı Savunma. Sevinçle gülerlerken, Hermione’den hiç ses çıkmadığını farkettiler.

Ron boynunu uzatıp, onun kağıdına baktı.
“Hmmm! Hermione, hepsi Olağanüstü. Naapıyorsun? Her O’yu tek tek mi okuyorsun?”

Hermione gülümsedi. Harry tüm bu yaşanan olaylardan sonra S.B.D’leri tamamen unutmuştu. Onu bekleyen vahim bir kader varken, sınavlar gibi sıradan şeylerin kendisini etkileyeceğini düşünmemişti. Ama işte sınav sonuçları elindeydi ve Harry gereken iksir notunu alamadığı için Seherbaz olamayacağını düşünüp üzülüyordu.
Kendi kendine gülerek başını salladı.

Toplantıdan çıkan Fred ve George yanlarına yaklaştı.
“Vaay! Birilerinin sınav sonucu gelmiş.”dedi Fred. Ron’un notlarına bakan George üzüntüyle:
“Annemi haberdar etmesek olmaz mı?” diye sordu. Fred kaşını kaldırıp notlara baktı.
İçini çekip, bir an önce kurtulalım dercesine:
“Anne!”diye seslendi. Üyelerin arkasından kapıyı kapatmakla meşgul olan Mrs.Weasley onlara döndü. Sonraki yarım saat Mrs.Weasley’nin sevinçli çığlıkları, Ron’a sarılmaları ve Fred’le George’un gözlerini devirmeleriyle geçti. Nihayet yukarı, odaya çıktıklarında George rahat bir nefes aldı:
“Artık rahatız.” Fred onu itip yatağa oturdu:
“Sen öyle san. Şimdi mutfakta kutlama hazırlıyordur.” George yüzünü buruşturdu.

Fred Harry’ye döndü:
“Eeee Harry dostum, bu arada duyduklarım doğru mu?”
“Ne?” dedi Harry.
“Yine etrafa armağan saçmışsın ha!” dedi Fred gülerken.
“Bu defaki bir ev,” dedi George.
“Gittikçe cömertleşiyor.”dedi Fred.
“Off kesin artık!” dedi Harry.
“Harry dikkatli olmalısın,” dedi Fred. “Böyle herşeyi dağıtırsan hiçbirşeyin kalmaz.”
“Evet sonra sana biz bakmak zorunda kalırız,” dedi George gülerek.
Harry dayanamayıp güldü. Sonra içini çekip;
“Gerçekten kabul etmelerini çok istemiştim.” dedi.
Fred ve George birbirlerine baktılar.
“Harry,” dedi George, ondan beklenmeyecek bir ciddiyetle,
“Bak kimse bu kadar büyük bir hediyeyi kabul edemez, ama teklifin hepimizi çok mutlu etti.” Fred ekledi:
“Yaa annem bütün gece ağlamış, Harry’nin ne kocaman bir kalbi var diye.”
Yine güldüler.

“Eeee?”dedi George hızla konuyu değiştirerek, “S.B.D.ler geldiğine göre, hangi dersleri seçeceksiniz?” Konu ders seçimlerine kayınca uzun bir süre konuştular. Tabii Harry ve Ron ikizlerden toplantı ile ilgili bilgi almak için biraz çabalasalar da, elleri boş kaldı.

Fred ve George odalarına döndükten sonra yine dersler gündeme geldi. Ron Hermione’ye dönüp:
“Hangi dersleri alacaksın? Ya da dur, şöyle sorayım; hangi dersleri almayacaksın?” diyerek sırıttı. Hermione ona ters bir bakış attı. Harry’de dönüp Hermione’ye baktı. Hermione’de ona. Sonra elindeki sonuçlara baktı ve:
‘Eğer Sihirli Yaratıkların Bakımı’nı alırsam, bazı derslerimle çakışır. Hem zaten ..’diye ekledi yavaşça ‘O dersin pek bir…şey yani demek istiyorum ki…Eeee…’
‘Pek bir katkısı yok diyecektin,’ diye Harry sözünü tamamladı. Tekrar Ron’a baktı. Ron sanki umutla ‘almıyoruz’ demesini bekler gibiydi.
‘Zaten,’ dedi Hermione, ‘Seherbazlık için bu ders zorunlu değil.’ Noktayı koymuş gibiydi.
‘Evet,doğru,’ dedi Harry. ‘Hagrid kızacak ama.’ diye ekledi. Ron mutlulukla:
‘Boşver gönlünü alırız,’ dedi. ‘Kelekerleri hatırla. Hem artık altıncı sınıftayız, kimbilir ne ilginç yaratıklar ayarlamıştır bu sefer.”

İkisi birden güldü. Ron devam etti:
“Kehanet ve Sihir Tarihi’nin zayıf gelmesi ne büyük mutluluk. Kolayca yırtmak diye buna derler işte.” Harry hararetle başını salladı. Hermione onlara kötü kötü baktı.

Akşam yemeği oldukça neşeli geçti. Mrs.Weasley fazlasıyla gururluydu. Fred ve George ise, homurdanıp duruyorlardı. Nihayet biten yemekten sonra esneyerek odalarına çıktılar. Erken kalktıkları için uykuları gelmişti.

Ertesi sabah kahvaltıdan sonra oturma odasına geçip vakit geçirdiler. Ron ve Harry George’un dükkandan getirdiği büyücü satrancı ile oynarken Hermione ve Ginny onları izledi. Oyun her zamanki gibi Ron’un muhteşem bir hamlesi ile sona ererken Harry içini çekti. Sonra oturup yeni okul dönemi hakkında konuşmaya başladılar.

“Sizce yeni öğrenciler nasıldır?” dedi Ron.
“Hangi yeni öğrenciler?”diye sordu Harry. “Birinci sınıflar mı?”
“Aman Harry, Ron kapanan okullardan gelenleri soruyor.”
“Kapanan okullar mı?”dedi bu sefer Harry.
Hermione kaşlarını çattı:
“Sen Gelecek Postası almıyor muydun?”
“Elbette alıyorum.”
“İyi de,”dedi Hermione. “V-Voldemort -Aman Ron!- bazılarına saldırdı diye yazı çıkmıştı ya.” Harry:
“Ne?” diyebildi sadece.
“Sen okumamış mıydın?” dedi Ginny.
“Hayır,”dedi Harry. “İlk sayfada yoktu ki.”
“Babamdan duydum. O olabilir demişti. Ama dikkat çekmesin diye üstünde fazla durulmamış. O yüzden ilk sayfada değildi.”dedi Ron.
“Eh, ama dikkat çekmemesi biraz zor.”dedi Hermione. “Sanırım Hogwarts’ı korumak için çok uğraşıyorlar. Gerçi Dumbledore varken bir şey olmaz ama..” Sustu.

Harry Voldemort’un Hogwarts’ı ele geçirmek için her yolu deneyeceğini biliyordu. Şu ana kadar başaramamıştı, ama bu yeni bir şeyler planlamadığını göstermezdi.

O sırada Lupin odaya girdi. Hermione:
“Profesör, acaba eski Gelecek’ler buralarda mı?” diye sordu.
“Orada bir yerde eski gazeteler olacaktı.”diyerek dolabı gösterdi Lupin.
Hermione o tarafa gidip biraz karıştırma sonucu aradığını buldu.
“İşte!” Gazeteyi Harry’ye verdi. Haber üçüncü sayfadaydı. Harry, ilk sayfalara bakıp gazeteleri fırlattığı için bu haberi görmemişti.

“…diğer ülkelerde bazı büyücülük okullarında peşpeşe çıkan yangınlar aileler arasında endişeye sebep oldu. Bakanlık, bu yangınların arkasında karanlık güçler olabileceği ihtimalini peşinen reddetti, ancak doğal olmadıkları çok bariz olan yangınların, hangi sebepten çıktığı anlaşılamadı. Büyücü topluluğu, en kadim sihirler tarafından korunan okulların nasıl olup da yandığı konusunda varsayımlar yürütürken, Sihir Bakanlığı, bütün bunların arkasında Adı Anılmaması Gereken Kişi’nin olup olmadığı ile ilgili sorulara cevap vermekten kaçınıyor. Sorulan sorular üzerine Bakanlık, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’nda güvenlik önlemlerinin sıkılaştırıldığını ve okulun eskisi gibi Eylül ayında öğretime açılacağını belirtti. Kapatılan okullardaki öğrencilerin ise diğer okullara dağıtılacağı söyleniyor…”

Harry okumayı bitirdi ve başını kaldırıp onlara baktı.
“Okullar mı yanmış? Hadi canım bunu nasıl hasıraltı edebilirler ki?”
“Eh..edemediler zaten,”dedi Hermione. “Ama başka bir yazı da çıkmadı.”
“Yani şimdi okulda yeni öğrenciler mi olacak?”
“Öyle görünüyor.”dedi Ginny.
“Dua edelim de,”dedi Ron, “Yeni bir Malfoy gelmesin.” Diğerleri içini çekti.

Lupin tekrar içeri girdiğinde konu yine Kovuk’taki saldırıya dönmüştü. Harry Hermione’ye bir bakış attı. Hermione yüreklendirircesine başını salladı.

“Pro…Re...şey…eee…Profesör?”dedi Harry.
“Evet Harry,”dedi Lupin gülümseyerek. “Alışmak için zamana mı ihtiyacın var?”
“Eeeee..şey, evet, sanırım,”dedi Harry hafifçe kızararak.
“Söyle bakalım,”dedi Lupin.
“Biz merak ediyoruz da, acaba neden-” Harry susup Hermione’ye baktı. Hermione devam etti:
“Profesör, bu saldırının amacı neydi şimdi?”
“Yani hiçbirimize zarar vermediler.” diye ekledi Harry.
“Belki de sadece gücünü göstermek istedi.”dedi Ron.
“İyi de bunun bir anlamı yok.” dedi Ginny.
“Gerçekten saldırmak isteseydi, yanlarında Ruh Emiciler de olurdu. Oysa bir tane bile Ruh Emici yoktu.” dedi Hermione.
“Ne isterse istesin, bir şeyi başardığı kesin.”dedi Lupin. Üçü ona baktılar.
“Ne?” diye sordu Ron.
“Evin çevresindeki koruma kırıldı. Ve bilemiyorum ama, belki amacı da buydu. Ne yaparsak yapalım, onu durduramayacağımızı göstermek.” dedi Lupin.
Harry kaşlarını çattı:
“İyi de bunun ne alakası-“ Lupin sözünü kesti:
“Kovuk çevresinde çok sıkı bir koruma vardı Harry. Dumbledore bizzat ilgilenmişti. Fakat kırıldı. Voldemort Dumbledore’un büyüsünü geçebileceğini ispatladı. Eminim pek mutlu olmuştur.”

Bir sessizlik oldu. Harry Dumbledore’un buna nasıl tepki verdiğini merak etti. Ancak sorması pek yakışıksız olur diye çekinirken, Ron:
“Peki,”dedi. “Dumbledore ne diyor bu işe?” Harry hafifçe sırıttı. Lupin düşünceli bir ifadeyle başını salladı:
“Dumbledore her şeyin mümkün olabileceğini söylemişti zaten. Pek de şaşırmış görünmüyordu. Yalnızca bu kadar çabuk saldırmasını beklemiyormuş.”
Hepsi düşüncelere daldılar.

Kapı açılınca o tarafa döndüler. Gelen Dumbledore’du. Lupin ayağa kalktı.
“Dumbledore, işin var sanıyordum.”
“Evet, bir kaç görüşme yapıyordum.” dedi Dumbledore.
“Gelecek mi yani?” diye sordu Lupin.
“Sanırım.” dedi Dumbledore. Lupin gülümsedi.

_________________
avatar
HarryPotter
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 649
Yaş : 23
Kayıt tarihi : 04/09/07

Özelliklerim
Ruh Halim: Süper Süper
Forum Katılım %si:
1000/1000  (1000/1000)

Kullanıcı profilini gör http://hptr.realbb.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz